06 Ekim 2005

 

FİLMLERİN BİR BÖLÜMÜ İ.Ü. İLETİŞİM FAKÜLTESİ'NDE DE GÖSTERİLECEK...

ALTIN PORTAKAL FİLM FESTİVALİ’nin 42incisi, bu yıl TÜRSAK (Türkiye Audio-Visuel Sinema Kültür Vakfı) tarafından 24 Eylül-1 Ekim 2005 tarihlerinde, 1. Avrasya Film Festivali ile birlikte düzenlendi.

Toplam 58 filmin gösterildiği festivalde, 15 Türk filmi ve 11 Avrupa-Asya filmleri yarıştı.

Bu yılki yerli Altın Portakal’ı “TÜREV” adlı bir ilk film kazanırken; uluslararası Altın Portakal’ı ise bir Çin filmi olan ve Cannes’de jüri özel ödülü kazanan yönetmenliğini “Şangay Düşleri” adlı film kazandı. En iyi yönetmen ödülü ise bir Rus yönetmene gitti.

Bu festivalde TÜRSAK kurucusu ve Yönetim Kurulu üyesi olarak bulunan Prof. Dr. Veysel Batmaz izlenimlerini VistilefHaber'e şöyle anlattı: “Antalya Altın Portakal Film Festivali’ne bu yıl ilk kez gittim; çünkü kurucusu ve yönetim kurulu üyesi olduğum TÜRSAK (Türkiye Audio-Visuel Sinema Kültür Vakfı) bu yıl ilk kez festivali düzenliyordu. Tam da biz AB ile müzakerelere başlayacakken orada ne oldu biliyor musunuz? Uluslararası 1. Avrasya Film Yarışması’nın uluslararası jürisi, yarışan filmlerin arasında epey iyi Avrupa filmleri olduğu halde, En İyi Film’de birinciliği Çin filmi olan, “Şangay Düşleri” filmine (Yönetmen: Wang Xiaoshuai) ve En İyi Yönetmen dalında da “Dört” adlı filmin yönemeni Rus Ilya Khrzhanovsky’ye verdi. “Şanghay Düşleri” bu yıl Cannes’de de “jüri özel ödülü” kazanmıştı. 1966’da Kültür Devrimi sırasında geçen bir aşk hikayesini, politik dozajı da iyi tutturarak perdeye yansıtıyordu. “Dört” ise 1990’dan sonra Rusya’da, Sovyetlerin çöküşü ile gelen “çöküşü” anlatıyordu. Festival çok canlı geçti, Antalya’da yerel basın festivalin İstanbullular tarafından yapılmasını ve festivaldeki geleneksel sanatçı kortejinin geç ve zayıf olmasını eleştirirken, İstanbul basını işi bermutad magazinleştirerek, MEME’sel işlevini yerine getirdi. Festivalin Avrasya kısmında çok güzel filmler vardı. Bunların bir kısmını, TURSAK’dan DVD olarak elde ederek okulda göstereceğim.”

Fotoğrafta, Charlie Chaplin’in, dünyanın en güzel 7. kadını olduğu iddia edilen torunu Kiera Chaplin, TÜRSAK Başkanı Engin Yiğitgil (solda) ile Antalya Belediye Başkanı Menderes Türel’in (sağda) arasında görülüyor.

 

KOMEDİ FİLMLERİ FESTİVALİ 21 EKİM'DE


Geçtiğimiz hafta, 41 yıllık tarihinde en başarılı festival olan 42. Antalya Altın Portakal ve 1. Avrasya Film Festivallerini organize eden TURSAK'ın düzenlediği Komedi Filmleri Festivali 21 Ekim'de başlıyor. Ayrıntılı bilgi: www.tursak.org

 

VİSTİLEF UYARIYOR: RÜCU'LUK İŞ YAPMAYIN...


Maliye, 18 milyon YTL’lik Hazine zararını Alemdaroğlu’ndan istedi

Maliye Bakanlığı, İstanbul Üniversitesi’ne alınan 2 trilyon 500 milyar liralık tıbbî cihazlarla ilgili ödemelerin aksatılması nedeniyle 18 trilyon 600 milyar liraya ulaşan borçtan eski rektör Kemal Alemdaroğlu’nun sorumlu olduğunu belirledi.

Söz konusu meblağın Alemdaroğlu’ndan tahsilini isteyen Bakanlık, hazırladığı resmi raporun bir örneğini de idari ve adli işlemlerin yapılması için Yükseköğretim Kurulu’na (YÖK) gönderdi. Raporda döner sermaye işletmesinin mali cezaları ödemekle karşı karşıya kalmasının işletmeyi zarara uğratacağı görüşüne yer verilerek, zararın tahsilinin olayda kusuru bulunan dönemin rektöründen yapılması gerektiği ifade edildi.

İncelemelerde tıbbî malzeme alımı için kullanılan dış kredilerden doğan borcun anaparası yaklaşık 2 trilyon 581 milyar lira, gecikme zammı 16 trilyon 79 milyar lira olarak hesaplandı.

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in 23 Eylül 2004’te rektörlük görevinden aldığı Alemdaroğlu’nun, görev yaptığı dönemde üniversiteyi uğrattığı zararlar ortaya çıkmaya devam ediyor. Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğü Kontrolörlüğü’nce “131/İR.3/3” numaralı inceleme raporu, Çapa ve Cerrahpaşa Tıp fakültelerinin Anesteziyoloji ve Radiodiagnostik Anabilim dallarının modernizasyonu için ihtiyaç duyulan tıbbî cihazların Hazine garantisiyle yurtdışından alınması ve kredilerin yarısının döner sermaye gelirlerinden ödenmeme sebeplerini ve sorumluları tespit etmek için hazırlandı. Muhasebat Genel Müdürlüğü’nün denetim birimi olan İstanbul Grup Başkanlığı, konuyla ilgili ilk incelemeyi 7 Ekim 2004’te raporlaştırdı. Meblağın büyüklüğünü gören Maliye Bakanlığı, başkent Ankara’daki birimlerini harekete geçirdi. Aynı gün, İÜ Döner Sermaye Saymanlık Müdürlüğü’ne giden müfettişler, kayıtlarda herhangi bir bilgiye rastlayamadı. Rektörlüğün bilgileri geciktirerek göndermesi üzerine 2 Eylül 2004’te vergi dairesine yaklaşık 3 milyon liralık ödeme yapıldığı tespit edildi. Bununla yetinmeyen müfettişler, döner sermayenin 1993-2004 yıllarının bilançolarını istedi. Belgeler, Alemdaroğlu’nun görevinden alınmasından sonra 2 Aralık 2004’te teslim edilebildi. İncelemelerde tıbbî malzeme alımı için kullanılan dış kredilerden doğan borcun anaparası yaklaşık 2 milyon 581 bin YTL, gecikme zammı da 16 milyon 79 bin YTL olarak hesaplandı. Hazine Müsteşarlığı’nca yapılan uzlaşma çağrısına, rektör tarafından cevap verilmemesi nedeniyle gecikme faiz ve ceza miktarı üzerinde uzlaşmanın mümkün olduğu vurgulandı. Döner sermaye işletmesinin mali cezaları ödemekle karşı karşıya kalmasının işletmeyi zarara uğratacağı belirtilen raporda, zararın dönemin rektörü Kemal Alemdaroğlu’ndan tahsili istendi. İÜ Genel Sekreteri Yusuf Akça, konuyla ilgili tahkikatı YÖK’ün sürdürdüğünü belirterek, “Maliye Bakanlığı’nın tespit ettiği 18 milyon 600 bin YTL zararı biliyoruz. Yargıya intikal etmiş bir konu hakkında yorum yapmamız mümkün değil.” dedi.

1997’de rektör olarak atanan Kemal Alemdaroğlu, İstanbul Üniversitesinde baskıcı bir yönetim tarzı uyguladı. Yüzlerce öğretim üyesi hakkında soruşturmanın açıldığı, sicil bozmadan devlet memurluğundan men’e kadar cezaların uygulandığı üniversitede en yetkin hocalar kıyıma uğradı, bilimsel çalışmalar da büyük darbe aldı. “Laparoskopik Cerrahi’’ adlı kitabının ‘intihal’ olduğu ortaya çıkan Alemdaroğlu, yargı kararlarını uygulamamakta direnmesi nedeniyle 23 Eylül 2004’de Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından görevinden alınmıştı.

06.10.2005 Gürhan Savgı

VİSTİLEFHABER'İN NOTU: İ.Ü. İletişim Fakültesi'nin halihazırdaki Dekanlığına belki bu haberler uyarı olur. Aman, sakın ola ki, ona buna abuk sabuk soruşturmalar açmayın; sicil bozmayın; sicilinizi bozarlar... rücu'luk işlere bulaşmayın; müfredatları düzgün hale getirin; bölümleri kurun; anabilimdallarını çalıştırın. Rücu'luk iş yapmayın... Burası milletin malı; DEVLET üniversitesinin DEVLET fakültesi... Burasının, Üniversite olduğunu sakın ola ki unutmayın... Herkese kibar davranın; sesinizi yükseltmeyin... Tamam mı? Üniversitenin tek amacı öğrencisini "iyi" yetiştirmektir... Yeni iletişim teknolojilerinden de yararlanın... bize de bu konuda "ders" verin.

This page is powered by Blogger. Isn't yours?